Posted by: obars on: Aralık 29, 2009
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Gemi inşaatında da rekor kırıldı. 2002 yılına kadar 37 adet tersaneye ek olarak 2003-2009 yılları arasında 70 yeni tersane yapılması sağlandı” dedi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’nin gemi inşaatında dünya 23′üncülüğünden dünya 5′inciliğine, yat inşaatında ise dünya 3′üncülüğüne yükseldiğini söyleyerek, “Gemi inşaatında da rekor kırıldı. 2002 yılına kadar 37 adet tersaneye ek olarak 2003-2009 yılları arasında 70 yeni tersane yapılması sağlandı” dedi.
Yıldırım, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Tuzla Yerleşkesi’nde bulunan Denizcilik Fakültesinin 125. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen ”Balık Günü” etkinliklerine katıldı. İTÜ Denizcilik Fakültesinin 100 yıllık bir geleneğe sahip olduğunu ifade eden Yıldırım, 100 yıldır dünya denizlerinde Türkiye’yi, şanlı bayrağı Kaptan Hamit Naci Bey ve onun eğitim kadrosunun yetiştirdiği denizcilerin dalgalandırdığını ifade etti. İTÜ Denizcilik Fakültesinin geleneği ve geleceği olan bir eğitim kurumu olduğunu kaydeden Yıldırım, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, ”Gelenek değişerek, gelişerek devam etmektedir” sözünü hatırlatarak, ”İşte 100 yıl önce kurulan kaptan mektebi değişerek, gelişerek çağın gereksinimlerini karşılayarak günümüze kadar devam etti. 1992 yılında İTÜ Denizcilik Fakültesi oldu” dedi. 1949 yılında, yani bundan 60 yıl önce şimdi pek çoğu rahmetli olan denizcilerin ”Yüksek Denizcilik Okulu Mezunları Derneği”ni kurarak Türk denizciliğini hizmetini aşkla, şevkle sürdürmek için bir araya geldiklerini ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Denizcilik mesleği, kendine has özellikleri, güzellikleri olan bir meslektir. Kendi örfü vardır, adabı vardır, dili vardır. Denizcilerin arasındaki hukuk, kardeşlik hukukudur. Denizciler kara günde, fırtınada insan sıcaklığının, güvenin ne kadar önemli olduğunu yaşayarak tecrübe etmişlerdir. İTÜ Denizcilik Fakültesi öğrencilerine verdiği eğitimle uluslararası düzeyde kabul gören niteliklere sahiptir. Türkiye’nin alanında önder yüksek öğretim kurumudur. Geliştirdiği bilimsel ve uygulamalı araştırmalar ile ulusal ve uluslararası düzeyde geleceğin denizcilerini yetiştirmektedir. Ulusal ve uluslararası denizlerde çalışan, karada denizcilik sektörünün her alanında yaratıcı düşünce yapısı ile sosyal nitelikleri güçlü, çevreye duyarlı ve çağdaş düşünce ile görev yapan mezunlarına ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi üreten akademisyen personeline bakıldığında nasıl bir vizyonla hareket ettiği anlaşılacaktır.” Bakan Yıldırım, geçen yılki ziyaretinde fakültenin yurt ihtiyacının kendisine iletildiğini, bugün ise yurdun plan ve projesinin tamamladığını kaydetti.
Deniz ülkesi olan Türkiye’nin kara sınırlarının üç katı uzunluğunda, yani 8 bin 484 kilometre kıyısı bulunduğuna işaret eden Yıldırım, 2003 yılından itibaren karasuların ve sahillerin imkanlarını halkın hizmetine sunmak, deniz taşımacılığı ve balıkçılığın gelişmesini sağlamak ve deniz kültürünü yaygınlaştırmak için gerekli önlemler aldıklarını vurguladı. ”Yatırım yapılması gerekiyorsa yaptık, yasal düzenleme yapılması gerekiyorsa yasal düzenleme yaptık” diyen Binali Yıldırım, böylece Türkiye’nin yüzünü yeniden denize dönmesini sağladıklarını belirtti. Denizcilik sektöründe yakıttan ÖTV’yi kaldırdıklarını ve sektöre 1,5 milyar TL’den fazla destek verdiklerini hatırlatan Yıldırım, şöyle konuştu: ”Türk bayraklı gemiler karasularımızından dışarı çıkamaz hale gelmişti. Yapılan düzenleme ve denetimlerle ülkemiz kara listeden çıkartıldı. Denizcilikte beyaz bir sayfa açıldı. Ülkemizin beyaz bayrak ülkesi olduğu 2 Haziran 2009 tarihinde yayımlanan Paris Mou Raporu ile kayıt altına alındı. Gemi inşaatında da rekor kırıldı. 2002 yılına kadar 37 adet tersaneye ek olarak 2003-2009 yılları arasında 70 yeni tersane yapılması sağlandı. Yatırımdaki tersane sayısı da 70. Türkiye, gemi inşaatında dünya 23′üncülüğünden dünya 5′inciliğine, yat inşaatında dünya 3′üncülüğüne yükseldi. Kısa vadede hedefimiz, gemi inşaatında dünya 4′üncülüğüne, yat inşaatında dünya 2′nciliğine yükselmek.” Bakan Yıldırım, Tuzla’da sıkışan gemi inşaat sanayisini de dengeli bir şekilde yurt genelindeki kıyılara yaydıklarını kaydetti. 30 Haziran 2009 tarihinde yürürlüğe giren 5897 sayılı kanunla Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) yasasında değişiklik yaptıklarını ve amatör kullanıma tahsisli özel teknelerden alınan MTV kaldırdıklarını ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: ”Eski uygulamada, MTV tekne fiyatının yüzde 40′ını buluyordu. Yeni uygulama ile beş metreye kadar olan tekneler harçtan muaf tutuldu. Büyük teknelerde harç tutarı 200-3 bin 200 TL arasında belirlendi. Teknelerde Türk bayrağından kaçışın artık mazereti kalmadı. 2008 yılında Türk limanlarını bin 612 adet kruvaziyer gemi ziyaret etti. Bu gemilerle gelen ve ülkemizi ziyaret eden turist sayısı 1 milyon 605 bin kişiye ulaşmıştır. 2003 yılına göre yolcu sayısındaki artış oranı yüzde 275, gemi sayısındaki artış oranı yüzde 82 olarak gerçekleşti. Halen ülkemizde kamu ve özel sektöre ait işletilmekte olan takriben 45 adet yat limanı ve yat çekek yeri bulunmakta olup bunların toplam yat bağlama kapasitesi 14 bindir.”
Konuşmasının sonundan herkese sağlıklı mutlu ve huzurlu bir yıl dileyen Yıldırım, Denizcilik Fakültesinden bir gencin tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiğini öğrendiğini belirterek, gencin ailesine başsağlığı diledi.
Posted by: obars on: Aralık 29, 2009
Ayalan, AK PARTi iktidarı döneminde ulaşım alanında yapılan yatırım ve gelinen noktayı böyle özetledi: “MEMLEKETTE ULAŞIM HİÇ BU KADAR RAHAT OLMAMIŞTI”
AK PARTi Genel Başkan Yardımcımı Dr. Şükrü Ayalan, “Ulaşımda nereden nereye geldik. Memlekette ulaşım hiç bu kadar rahat olmamıştı” dedi. AK PARTi iktidarının ulaşım alanında yaptığı yatırımları özetleyen Dr. Ayalan, şunları kaydetti:
· Demiryolları AK PARTi iktidarı ile terkedilmişlikten kurtulurken , Türkiye 2007 yılında dünyada hızlı tren ağına sahip 8 ülkeden biri oluyor
· Ankara- İstanbul hızlı tren projesinin temeli 2003’te atılırken şu ana kadar 288 menfez, 38 karayolu üst geçidi, 47 karayolu alt geçidi, 13 nehir köprüsü, 5 viyadük ve 1 tünel inşa edildi. Ankara- İstanbul ve Ankara- Konya hızlı tren hatları tamamlandığında;
Ankara- İstanbul: 3 saat § Ankara- Konya: 1 saat 15 dakika § Ankara- Sivas: 2 saat § İstanbul- Sivas: 5 saat § Ankara – Afyon: 1 saat 15 dakika § Ankara- İzmir: 3 saat 20 dakika § Ankara- Bursa: 2.5 saat olacak.
· THY’na Latin Amerika’dan Uzak Doğu’ya 24 yeni uçuş noktası ilave ettik.
· Milyonlarca dolar yatırım yapılıp boş bırakılan Sabiha Gökçen, Tokat, Sivas, Uşak, Siirt, Kahramanmaraş, Çanakkale, Adıyaman Havaalanlarını yeniden halkımızın hizmetine açtık.
· Sadece dört havaalanımız, Ankara, Antalya, Dalaman, İzmir havaalanları 25 milyon yolcuya hizmet verecek biçimde modern yapılar olarak inşa edilmiştir · Hava taşımacılığında yolcu sayısını 32 milyondan 60 milyona çıkardık. Uluslararası Hava Yolu Taşımacılar Birliğinin 2015 yılı için Türkiye’ye öngördüğü yolcu sayısı 55 milyonken, biz, bu hedefi, 2005 yılında 10 bin aşarak gerçekleştirmiş bulunuyoruz.
· 2002 yılında 707 olan otomasyona açık PTT sayısı bugün itibariyle 3038 ‘e çıktı.
· 2002 yılında 10.9 milyon YTL faaliyet dışı kar elde eden PTT 2006 yılında bu rakamı 20 kat artışla 200 milyon YTL’ye çıkardı.
· Şu ana kadar 6.800 km duble yol tamamlanmış durumdadır. Yapım çalışmaları süratle devam etmektedir. AK PARTi olarak iktidarımız döneminde CUMHURİYET TARİHİNİN bütün hükümetlerinin yaptığı bölünmüş yolların iki katını yaptık.
· Yaptığımız duble yollar sayesinde trafik kazalarında %65, ölüm oranlarında ise %94 azalma meydana geldi.
· Karadeniz Sahil Yolu; 8 kilometrenin dışında iki kilometrelik yol bitti. Yüzde 45’i biz geldiğimizde 17 yıl-18 yılda bitmişti. 4 yılda biz yüzde 55’ini bitirdik ve fiili olarak şu anda çalışıyoruz. İnşallah Mart’ın ortasında resmi açılışını yapacağız.
· Dereyolu projesi: 125 yıllık projeyi AK iktidar bitiriyor. Karadeniz İç Anadolu’ya bağlanıyor. 6640 metre uzunluğundaki 13 adet tünel sayesinde yollar kısalıyor. 125 yıldır yapılamayanı AK İKTİDAR 3.5 yılda yapıyor.
//
Posted by: obars on: Mart 18, 2009
Türkiye’nin ilk yerli tramvayı olan Railway Transport Equipment (RTE)2009, bugün açılan Edirnekapı-Topkapı tramvay hattıyla birlikte hizmete başladı. Türk mühendislerinin 200 bin saatlik çalışmasıyla üretilen RTE 2009′un 1 milyon Euro’ya mal olduğunu belirten İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, aynı tramvayın yurtdışından alınması halinde 2,5 milyon Euro’ya mal olacağını söyledi.
Edirnekapı-Topkapı tramvay hattının bugün hizmete açılmasıyla birlikte Türkiye’nin ilk yerli tramvayı RTE 2009′da görücüye çıkmış oldu. Edirnekapı-Topkapı tramvay hattında çalışacak RTE 2009, Türk mühendislerinin 200 bin saati aşan çalışmasıyla üretildi. 1999 yılında ilk prototipi üretilen Türkiye’nin ilk yerli tramvay aracının devamı ve en gelişmiş modeli olan Railway Transport Equipment 2009′un, tek araçta 320 yolcu taşıma kapasitesi bulunuyor.Yeni görsel tasarımı ve son teknolojik sistemi ile İstanbul raylarıyla buluşan tren, makinistin devre dışı kalması halinde otomatik olarak fren yapabiliyor. Yan aynalar yerine, kamera sistemi kurulan aracın maliyeti yaklaşık bir milyon Euro oldu.
Yerli tramvayın sefere başlaması ve Edirnekapı-Topkapı tramvay hattının hizmete açılmasıyla ilgili olarak gerçekleştirilen törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, dünyanın artık İstanbul’u takip ettiğini ve birçok önemli organizasyonun bu şehirde gerçekleştiğini belirtti. İstanbul’un dünyayla yarışan bir şehir olduğunu kaydeden Topbaş, “Göreve geldikten sonra 25 milyar liralık yatırım yaptık. Bu yatırımların 12 milyarı ulaşıma harcandı. Cumhuriyet döneminde 57 kavşak açılan İstanbul’da biz 205 kavşak bitirdik. 12,5 kilometrelik Edirnekapı-Sultançiftliği tramvay hattının 5,5 kilometresini yeraltına indirdik. Bu hatta tramvay yetersiz kalıyor. Arnavutköy’e kadar uzanan bir metro gerekli ve bunun içinde proje çalışmaları sürüyor.” Diye konuştu

Posted by: obars on: Mart 17, 2009

Yüksek Hızlı Tren (YHT) basın mensupları eşliğinde Ankara Garı’ndan hareket etti. Ankara-Eskişehir arası 1 saat 15 dakika…
TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, Hızlı Tren tanıtım toplantısı düzenledi. Toplantıda Yüksek Hızlı Tren Hattı hakkında bilgi veren Karaman, Ankara-Eskişehir arasındaki 245 km’lik yolun 197 km’sinin yeni yol olduğunu belirterek, trenin hızının saatte ortalama 170 km olacağını söyledi.
HIZLI TRENİN ÖZELLİKLERİ
Ankara-İstanbul, Ankara-Konya ile Ankara-Sivas hızlı tren hatlarını 5 yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade eden Karaman, hızlı trenlerin çalışmaya başlamasından sonra Ankara’ya 50 bin yolcu geleceğini, bunun içinde yeni gar ihtiyacının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Karaman, garların yap-işlet-devret modeli ile yapılacağını ifade etti. Karaman, “Dünyanın en ucuz en az sürede yapılan yolu. Bu konuda iddialıyız. Yeni tren seti 6 vagondan oluşuyor, 8 motorlu. 8 motordan birinin arıza yapması durumunda tren yolda kalmıyor, hızı yavaşlıyor. Tren üzerinde göstergeler var, trenin nasıl davrandığını, hangi hızla gittiğini ve yaptığı arızaları kaydeden bir nevi kara kutusu var. Makinistin rahatsızlanması durumunda kola 30 saniye değmezse tren otomatik olarak duruyor. Trenin içi 20 kamera ile kontrol ediliyor ayrıca tünellerden geçiş esnasında oluşan basınç içinde trende basınç sistemi bulunuyor” diye konuştu.
Makinistin hatalarını önlemek için kabine cihazlar yerleştirildiğini kaydeden Karaman, hızlı tren hattının da 50 km’de bulanan ekipler tarafından kontrol edildiğini ve hattı gözlemleyen kameraların bulunduğunu dile getirdi. Karaman, günlük sefer sayısının 4 olarak belirlendiğini ancak bunun ilerleyen zamanlarda artırılabileceğini dile getirerek, altyapı ve hem zemin çalışmaları bittikten sonra seyahatin 1 saat 5 dakikaya düşeceğini kaydetti.
Posted by: obars on: Mart 17, 2009

Ankara-Eskişehir hattında hizmet verecek olan yüksek hızlı tren, bugün seferlerine başladı. Başbakan Erdoğan’ın kullandığı tren saat 09.40′ta Ankara’dan Eskişehir’e hareket etti.
Hızlı trenin seferlerine başlaması dolayısıyla Ankara Garı’nda bir tören düzenlendi. Ankaralı seğmenlerin Ankara Garı’nda karşıladığı Başbakan Erdoğan, törende yaptığı kısa konuşma yaptı:
“Ankara-Eskişehir trenimiz tüm vatandaşlarımıza hayırlı olsun. Bundan sonra da Eskişehir-İstanbul hattını süratle inşa edeceğiz ve tamamlayacağız ve Ankara-İstanbul hattını inşallah yetiştirdiğimizde 10 yılların hayalini gerçekleştirmiş olacağız. Tabii bu arada önümüzdeki yıl sonunda bitirmeyi hedeflediğimiz Ankara-Konya etabı da var. Böylece ülkemizi demir ağlarla örüyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyoruz, ya Allah Bismillah.”
Yüksek Hızlı Tren’in ilk seferinde, Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra eşi Emine Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda gazeteci de yolcu olarak bulunuyor.
Posted by: obars on: Şubat 28, 2009
![]() |
Hızlı Tren Nedir? |
Sizi Ankara’dan İstanbul’a 3 saatte (*duraklamalar dahil) taşıyabilecek gerçekten hızlı ve güvenilir bir ulaşım aracıdır. Ancak, Hızlı Tren kesinlikle hızlandırılmış tren değildir. Hızlı Tren ancak sisteme uygun bir altyapı ile çalışır. Hızlı Tren Projesi’nin temel işlevi mevcut tren yolunun revize edilerek, Hızlı Tren taşımacılığına uygun hale getirilmesidir.
![]() |
Hızlı Tren: Avantajları |
![]() |
Projede Kullanılacak Hızlı Tren Setleri |
İspanya’da yerleşik CAF firmasından temin edilen hızlı tren setleri saatte 250 km hıza sahip. Bir set, 419 yolcu kapasiteli ve 6 vagondan oluşuyor. Yolcu güvenliği ve konforu açısından her türlü donanıma sahip olan hızlı tren setlerinde;
bulunuyor.
Posted by: obars on: Şubat 28, 2009
Türkiye’nin üzerinde yer aldığı bölgede, son yıllarda meydana gelen önemli siyasi ve ekonomik gelişmeler ulaştırma sektörüne de önemli roller yüklemektedir. Bu nedenle Türkiye, ulaştırma alanında bölgesel ve uluslararası düzeyde gerçekleştirilen oluşumlarda yer almaya her zaman, azami ölçüde özen göstermektedir. Avrupa Birliğine uyum programları çerçevesinde ulaştırma alanında gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılmakta, ulaştırma sektörünün AB’ye uyumu çerçevesinde projeler geliştirilmektedir. Gerek yük ve yolcu, gerekse enerji ulaşımında, Türkiye üzerinden geçen ve Avrupa-Hazar bağlantısını sağlayan ulaşım koridorları artık Avrasya’nın belkemiğini teşkil etmektedir. Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik perspektifi çerçevesinde, ilgili tüm kuruluşların katkılarıyla 32 başlık altında hazırlanan ve bu başlıklara ilişkin ülkemizin kısa, orta ve uzun vadede gerçekleştirmesi gereken yükümlülükleri kapsayan “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı” nın taslak hali Ağustos 2008 itibariyle AB Genel Sekreterliği tarafından yayımlanmıştır. AB’nin çeşitli belgelerinde (2010 İçin Avrupa Ulaştırma Politikası Beyaz Kitabı, Türkiye İlerleme Raporları, Türkiye için Katılım Ortaklığı Belgeleri, vb.), ulaştırma türleri arasında dengenin sağlanması, rahat, ekonomik ve güvenli bir ulaşım sisteminin oluşturulması amacıyla hukukî ve idarî tedbirlerin alınmasının gereği vurgulanmaktadır. Avrupa Birliği’nin üzerinde durduğu bu hedefler, ülkemizin menfaatleri açısından da çok mühimdir. Etkin bir ulaştırma altyapısı ve politikasının ekonomik büyümenin temel unsurlarından biri olduğu bilinciyle Ulaştırma Bakanlığı, ülkemizin ulaşım ağını geliştirmek ve standardını yükseltmek için hem AB mevzuatı çerçevesinde hem de bağımsız olarak, ulusal ve bölgesel temelde önemli çalışmalar yürütmektedir. Bakanlık, AB’nin ulaşım politikaları doğrultusunda uluslararası gelişmeleri de dikkate alarak ülkemizin ulaşım ağını geliştirme ve ulaşım standardını yükseltme çalışmalarını sürdürürken, ulaştırma alanında Avrupa Birliği üyeliğine hazırlık ve üyelikten doğan yükümlülüklerin kısa zamanda yerine getirilmesi yönündeki uyum faaliyetlerine de yoğun bir şekilde devam etmektedir.
Posted by: obars on: Şubat 27, 2009
MARMARAY “Asrın Projesi”
Dünyadaki en önemli projelerden biri olan Marmaray Projesi, İstanbul’un kentsel yaşantısını sağlıklı olarak sürdürebilmesi, kentlilere çağdaş bir kent yaşamı ve kentsel ulaşım imkânları sunabilmesi, kentin doğal tarihi özelliklerinin korunabilmesi için yüksek kapasiteli elektrik enerjisi kullanarak çevreyi kirletmeyen bir projedir.
İstanbul, bir yandan tarihi ve kültürel değerleriyle korunması gereken, diğer yandan toplu ulaşım sistemlerinin çevresel etkilerinin azaltılabilmesi ve demiryolu sistemlerinin kapasitesi, güvenilirliği ve konforunun arttırılabilmesi için modern demiryolu tesislerinin kurulmasını gerektiren bir şehirdir.
Proje, Avrupa yakasında bulunan Halkalı ile Asya yakasında bulunan Gebze ilçelerini kesintisiz, modern ve yüksek kapasiteli bir banliyö demiryolu sistemiyle bağlamak amacıyla İstanbul’daki banliyö demiryolu sisteminin iyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi inşasına dayanmaktadır.
İstanbul Boğazının her iki yakasındaki demiryolu hatları, İstanbul Boğazı’nın altından geçecek olan bir demiryolu tünel bağlantısı ile birbirine bağlanacaktır. Hat, Kazlıçeşme’de yeraltına girecek; yeni yeraltı istasyonları olan Yenikapı ve Sirkeci boyunca ilerleyecek, İstanbul Boğazının altından geçecek, ve diğer bir yeni yer altı istasyonu olan Üsküdar’a bağlanacak ve Söğütlüçeşme’de tekrar yüzeye çıkacaktır.
Proje, şu anda dünyadaki en büyük ulaşım altyapı projelerinden birisidir. İyileştirilmiş ve yeni demiryolu sisteminin tamamı, yaklaşık 76 km uzunluğunda olacaktır. Ana yapılar ve sistemler, batırma tüp tünel, delme tüneller, aç-kapa tüneller, hemzemin yapılar, 3 yeni yeraltı istasyonu, 36 yerüstü istasyonu (yenileme ve iyileştirme), işletim kontrol merkezi, sahalar, atölyeler, bakım tesisleri, yerüstüne inşa edilecek olan yeni bir üçüncü hat dahil olmak üzere, mevcut hatların iyileştirilmesi, tamamen yeni elektrikli ve mekanik sistemler ve temin edilecek olan modern demiryolu araçlarını kapsayacak olan 4 bölümden oluşacaktır.
Son Yorumlar